KIDEM TAZMİNATI HAKTIR.HAKKIMIZI YEDİRMEYECEĞİZ !

Hükümetin “Kıdem Tazminatı Fonu” adı altında getirmek istediği sistem işçiler için kölelik demektir, yağma demektir.

Kıdem tazminatı işten atılan, haklı nedenle kendi işten ayrılan, evlenen, askere giden, 15 yıl çalışan ve 3600 gün prim ödeyen işçilerin kazandığı bir haktır. Ancak fon sistemi ile tüm bu haklar ortadan kalkacaktır. Sadece emekli olunca (65 yaşında!), konut kredisi alırsa 15 yıl sonra, ölünce de varisler tarafından fondaki para alınabilecektir. İşte kıdem tazminatı fonu ile ilgili hayati gerçekler:

Kıdem tazminatı fonu işçilerin değil patronların talebidir…

Patronlar, işçileri kapının önüne koyarken, kıdem tazminatı ödemek istemiyor. Hükümet de bu talep doğrultusunda kıdem tazminatını işverenin yükümlülüğü olmaktan çıkarıyor. İşverenin, işçinin ve hükümetin para aktaracağı bir fon oluşturmak istiyor.

“Kıdem tazminatı işçinin iş güvencesidir…

“Fon”un amacı işçilerin tazminat alması değil, tazminatsız işten atılmasıdır. Bir çok işveren kıdem tazminatı nedeniyle işçileri işten atamıyor. İşte bu nedenle patronlar kıdem tazminatının kaldırılmasını istiyor. Fon gelirse, patronlar tazminat ödemeden işçileri işten atabilecekler. İş güvencemizin son kalesi de yıkılacak. Ekmeğimiz, aşımız patronun iki dudağının arasında olacak.

İşten atıldığımız gün aç kalacağız…

“Kıdem tazminatı” işçi işten çıkarıldığında işveren tarafından ödenecek bir ücrettir. Hükümetin “fon” tasarısına göre işveren, işçinin kıdemi karşılığı tazminat ödemeyecektir. Oluşturulmak istenen fon ile kıdem tazminatı ortadan kalkmakta,yerine emeklilik benzeri bir sistem getirilecek. İşten atıldığımızda, yeni iş bulana kadar evimize ekmek götürmemizi sağlayan bir tazminat artık ödenmeyecek.

Kıdem tazminatı fonunda gerçek amaç: Kölelik!

Hükümet kıdem tazminatı fonu oluştururken gerçek niyetini tüm resmi belgelerde itiraf ediyor: Kıdem tazminatında değişikliğin amacı işgücü piyasalarında esnekliği sağlamaktır. Esneklik, işçileri istedikler zaman çalıştırıp, istedikleri zaman kapının önüne koymaktır. Esneklik patronlar için keyfiyet, işçiler için sürekli işten atılma korkusudur, kölelik düzenidir.

Evlenince, askere gidince, dava açınca kıdem tazminatı yok!

Mevcut yasada haklı gerekçeyle işten ayrılınca, askere gidince, kadınlar evlendiklerinde de kıdem tazminatını alıyoruz. Mevcut sistemde işveren tazminat ödememek için işe giriş-çıkış yaptırdı­ğında dava açarak tazminatı alabiliyoruz. Fon sisteminde bu koşullarda tazminat verilmeyecek.

Kıdem tazminatını mezara gömecekler…

Bugün mevcut sistemde 15 yıl çalıştıktan sonra koşulsuz hak kazanabildiğimiz kıdem tazminatı, fon sisteminde ev almak gibi “koşullara” bağlanacak. 15 yıllık kıdemle, yani 15 aylık ücretle ev almak, fondaki paramızı almak imkansız.

Fon gelirse “tazminat” azalacak…

Kıdem tazminatı işçinin bir yıldaki 13. aylığıdır! Ancak hükümet bunu “işverenler üzerinde yük” olarak görmekte ve fon sistemine geçiş ile beraber büyük oranda azaltılmasını dayatmaktadır. İşverenler fona yılda 30 günlük ücret değil daha az ödeme yapmak istemektedir. Hükümet ve işverenler bunun pazarlığını dayatmakta, DİSK ise bu pazarlığı reddetmektedir.

“Kıdem tazminatı fonu” yağma demektir…

Hükümet “fon” sistemi için gerekçe olarak “tasarruf oranı”nın yükseltilmesini göstermektedir. Fonlar yıllarca hükümetler tarafından yağma edilmiştir. Fakir-Fukara Fonu dediler kendileri doydular. “Siz tasarruf edemezsiniz, Tasarruf Teşvik Fonu kuralım” dediler, paralarımızı pul ettiler. “Konut Edindirme Fonu” dediler, tek bir işçi bile bu fonla konut sahibi olmadı. “İşsizlik Fonu” dediler, işsizlerin büyük bölümü faydalanamadı, yediler bitirdiler. Şimdi de kıdem tazminatımızın “fon” adı altında leş kargalarına yem olmasına direniyoruz.

Tüm işçilerin kıdem tazminatı alması için fona gerek yok! Çalışma Bakanlığı “işçiler kıdem tazminatı alamıyor” diyerek şikayet etme makamı değildir. Her işçinin kıdem tazminatı alabilmesi için yapılması gerekenler bellidir:

İflas nedeniyle ödenmeyen kıdem tazminatını devlet ödesin ve işverenden haciz yoluyla tahsil etsin.

İflas halinde bankaların, devletin değil işçilerin alacaklarının ödenmesi öncelikli ve imtiyazlı olsun.

Mevcut yasada tek kelimelik değişiklik yapılsın ve bir gün çalışana bile kıdem tazminatı ödenmesi sağlansın.

Kıdem tazminatı ödemeyen işverenlere ağır yaptırımlar getirilsin.

Sendikalaşma önündeki engeller/barajlar kaldırılsın! Böylece örgütlenen işçiler haklarını savunabilsin.
Tüm bunları yapmayarak “fon” dayatmak, kıdem tazminatımızı çalan işverenlerle kol kola girip gaspa ortak olmaktır.

İŞÇİ ARKADAŞ!

EVDE,SOKAKTA,KAHVEDE,İŞYERİNDE,ÇARŞIDA

PAZARDA HERKESE ANLAT!

Taşeronu neden getirdilerse kıdem tazminatını o yüzden kaldırmak istiyorlar. Bu da yetmiyor özel istihdam bürolarına işçi simsarlığı yetkisi vermek istiyorlar! Tüm bu saldırılar aynı amaca hizmet ediyor: Kölelik dayatılıyor.

Kıdem tazminatı bizden önceki kuşakların bedeller ödeyerek kazandıkları haktır, çocuklarımızın bize emanetidir. Çocuklarımızın geleceklerinin çalınmasına izin vermeyeceğiz!

Biz iş güvencesi istiyoruz. Biz tüm işçilerin kıdem tazminatı hakkı için mücadele ediyoruz.
Kıdem tazminatı iş güvencemizin son kalesidir.

BU YAZIYI ARKADAŞLARINIZLA PAYLAŞIN: