KAZA, KADER DEĞİL BU BİR İŞ CİNAYETİ!

İnşaat şantiyelerinde alınmayan 3 kuruşluk önlemler yani inşaat patronlarının kâr hırsı işçileri öldürmeye devam ediyor.

23 Mayıs saat 02.30 sıralarında “İstanbul Finans Merkezi” şantiyesinde, Yapı&Yapı firmasının işçi kampında elektrik aksamından çıktığı tahmin edilen yangında 2 çocuk babası Adıyaman’lı soğuk demir işçisi Hüseyin Yurtsever iş cinayetinde yaşamını yitirdi. Aynı yangında 4 işçi de yangından kurtulmak için 3 katlı konteynırın pencerelerinden atlamak zorunda kalıp yaralanarak hastaneye kaldırıldı.

Şantiyelerde 6331 sayılı İSG yasası ve ilgili yönetmeliklerin emrettiği hükümler maliyet olarak görülmeyip gereği yerine getirilse bu iş cinayeti yaşanmazdı. Devletin ilgili kurumları göstermelik denetimler değil de, var olan yasa ve yönetmeliklere uymayan iş yerlerini denetleyip gerekli yaptırımları uygulasa bu iş cinayeti yine yaşanmazdı. Adli merciler iş cinayetinden sorumlu olanlara ödül gibi cezalar değil de caydırıcı cezalar karara bağlasa sorumlular hak ettikleri cezaları çeker, patronlar önlem almaktan kaçmaz ve bu iş cinayeti yine yaşanmazdı.

Bu şantiyede çıkan yangında da çok basit olan önlemler,  6331 sayılı İSG yasasının ve binaların yangından koruma yönetmeliğinin gerekleri patronlar tarafından yerine getirilmiş olsa, bunların yerine getirilip getirilmediği denetlense ve gereken cezalar verilse inşaat işçisi Hüseyin Yurtsever bugün yaşıyor olacaktı.

Daha önce yaşanan iş cinayetlerinden ve deneyimlerimizden yola çıkarak yaptığımız değerlendirmelere göre;

•           Maliyeti çok düşük olan yangın koruma rölesi ve kaçak akım rölesi olmuş olsaydı yangın çıkmazdı.

•           Konteynerlerin içinde kalan işçilerin temel gereksinimleri için gerekli elektriğin seyyar çoklu prizlerden verildiği ve kabloların güvensiz olduğu durumlar yapılan denetimler ile ortadan kaldırılsaydı yangın çıkmazdı.

•           Şantiyelerde acil bir durum anında uyarı sistemi olsaydı ve itfaiye gelene kadar müdahale edilmesi için standartlara uygun yangın söndürücüleri olsaydı müdahale edilir ve yangın büyümezdi

•           Yatak sayısı 200’ü geçen yerlerde Yağmurlama (sprinkler) sistemi (yangını söndürmek, soğutmayı sağlamak ve gelişen yangını itfaiye gelinceye kadar sınırlamak amacı ile kurulan ve su püskürtmesi yapan otomatik sistem) bulunsaydı yangın büyümez ve işçi Hüseyin Yurtsever yaşıyor olurdu

•           Bir koridor içindeki iki kaçış merdiveni arasındaki mesafe ilgili yönetmeliğin belirttiği aralıkta olsaydı bu kampta ölüm ve yaralanma yaşanmazdı.

Tüm dünyayı etkileyen pandemi sürecinin içerisindeyiz.  Covid 19 salgını ülkemizde ilk ortaya çıktığı günden beri DİSK/Dev Yapı-İş Sendikası olarak sürekli çağrı yapıyoruz.

Çalışması zorunlu olmayan işletmeler dışında kalan tüm işyerleri kapatılsın ve işçiler ücretli izne gönderilsin diyoruz. Bilim insanlarının uzmanların ve bizlerin yaptığı bu uyarılar, çağrılar siyasi iktidar tarafından karşılanmış olsa kamu açısından ve halk sağlığı açısında hiçbir zorunluluğu olmayan beton yığını bu şantiyeler durdurulmuş olsa bugün işçi Hüseyin Yurtsever yaşıyor olacaktı.

Son olarak her zaman altını çizdiğimiz gerçeği tekrar hatırlatmakta yarar görüyoruz. Patronların ve devletin bu kadar umursamaz ve pervasız olmasının nedeni bizlerin, biz inşaat işçilerinin örgütsüz olmasıdır. Biz işçiler örgütsüz olduğumuz için kârdan başka bir şey düşünmeyen patronlar bu kadar rahat davranabiliyor.

Yaşanan her iş cinayeti sonrası bu acı gerçek karşımız çıkıyor.

Örgütsüz olduğumuz için ölmeye devam ediyoruz. Örgütsüz olduğumuz için patronlar kârlarından vaz geçip önlem almıyor, örgütsüz olduğumuz için kendi yasa kanun ve yönetmeliklerine sahip çıkmayan devlet kurumlarına baskı yapıp görevlerini yapmasını sağlayamıyoruz.

O yüzden iş cinayetlerine ve sömürüye karşı tek çıkış yolumuz örgütlü mücadeleden geçmektedir. İş cinayetlerine ve sömürüye karşı tüm inşaat işçilerini örgütlü mücadeleye çağırıyoruz.  

ÇALIŞIRKEN ÖLMEK İSTEMİYORUZ!

YAŞAMAK İSTİYORUZ!

YAŞAMAK VE YAŞATMAK İÇİN ÖRGÜTLEN!

BU YAZIYI ARKADAŞLARINIZLA PAYLAŞIN: